AYRIMCILIK
TAZMİNATI
İşverenlerin, çalışanları
arasında ayrımcılık yapmaması ve tüm çalışanlarına eşit davranması
gerekmektedir. İş Kanunu'nda da eşit davranma ilkesi adıyla bu hususa ilişkin
bir düzenleme yapılmıştır.
İş
ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî
inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamayacağı hükme
bağlanmıştır.
Örneğin,
bir işyerinde işçilerin bir kısmına sosyal yardım verilirken, aynı emsal
çalışan konumundaki diğer bir kısmına sosyal yardım verilmemesi ayrımcılık
olarak kabul edilecektir. Yargıtay Kararlarına göre, hamilelik nedeniyle
işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, İş Kanunu uyarınca fesih
işleminin geçersiz sayılıp işçinin işe iadesi ve bu durumda işe başlatılmaması
halinde aynı İş Kanunun 21. maddesi uyarınca iş güvencesi tazminatına
hükmedileceğinden ayrıca ayrımcılık tazminatı söz konusu olmayacaktır.
Aynı
şekilde işverenler, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçilerle
kısmî süreli çalışan işçiler ya da belirsiz süreli çalışan işçilerle belirli
süreli çalışan işçiler arasında ayrımcılık veya farklı işlem yapamaz.
İşveren,
biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye,
iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve
sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı
işlem yapamaz. Yapması halinde 4 aya kadar ayrımcılık tazminatına hükmedilir.
Yargıtay
içtihatlarına göre; yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara
bağlı olacağı anlamına gelmemekte, durum ve konumlarındaki özellikler, kimi
kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamaları
gerektirebileceği, bu anlamda aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal
durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da ve yasada öngörülen eşitlik
ilkesini zedelemeyeceği belirtilmektedir.
İLGİLİ
KANUN HÜKÜMLERİ
İŞ
KANUNU
MADDE
5 – Eşit davranma ilkesi
İş
ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep
ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.
İşveren,
esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli
çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan
işçiye farklı işlem yapamaz.
İşveren,
biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye,
iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve
sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı
işlem yapamaz.
Aynı
veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret
kararlaştırılamaz.
İşçinin
cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir
ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.
İş
ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı
davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan
başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar
Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
20.
madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine
aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin
varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda,
işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.
ANAYASA
MADDE
10 - Kanun önünde eşitlik
Herkes,
dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar
ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini
sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı
olarak yorumlanamaz.
Çocuklar,
yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve
gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet
organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine
uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
AVRUPA
İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ
MADDE
14 - Ayrımcılık yasağı
Bu
sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil,
din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal
bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma
dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır.
ILO
(Dünya Çalışma Örgütü) 111
SAYILI SÖZLEŞME: AYRIMCILIK (İŞ VE MESLEK) SÖZLEŞMESİ
MADDE
1 – Ayrım
Bu
sözleşme bakımından "Ayrım" deyimi;
-Irk,
renk, cinsiyet, din, siyasal inanç, ulusal veya sosyal menşe bakımından yapılan
iş veya meslek edinmede veya edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede
eşitliği yok edici veya bozucu etkisi olan her türlü ayrılık gözetme, ayrı
tutma veya üstün tutmayı,
-İlgili
üye, memleketin, varsa temsilci, işçi ve işveren teşekkülleri ve diğer ilgili
makamlarla istişare etmek suretiyle tespit edeceği, meslek veya iş edinmede
veya edilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliği yok edici veya
bozucu etkisi olan bütün diğer ayrılık gözetme, ayrı tutma veya üstün tutmayı,
ifade eder.